Saç Dökülmesinin Tipleri

0
1069
Saç Dökülmesinin Tipleri
Saç Dökülmesinin Tipleri

NORMAL SAÇ DÖKÜLMESİ

Doğal olaraktan ,saçlar bir çam ağacı gibi düşünülebilinir. Yılın her mevsimi mutlak suretle dökülür ve her mevsimi yeniden çıkarlar. Bütün saçlar yaşam kavramının içinde sonunda döküldüklerinde, saç dökülmesi herkeste bir bir zamana kadar normal sayılabilir. Dinlenme evresinde ise saçın, köküyle olan bağlantısı az biraz gevşer ve saç soğanı cilt yüzeyine doğru ilerlerlemektedir. vakit içerisinde olağan saç hareketleri, yıkama ve fırçalama gibi, etkisiyle saç kökü daha da gevşemektedir. Bu oluşumun sonunda saç teli kopar. Bu şekilde her gün 50-150 arası saç telinin düşmesi ve 50-150 arası yeni saç çıkması normal olarak kabul edilmektedir. Çıkış ve dökülüş arasındaki oranın büyüyüp veya azaldığı zaman  vakit kellikler de oluşmaya başlar.
Yeni doğan bebeklerin ilk birkaç gününde görülen ani saç dökülmesi gibi yada hamile bir kadında doğumun anında ertesinde görülen yaygın saç dökülmesi de normal olarak gerçekleşen saç dökülmesidir

KİŞİYE BAĞLI SAÇ DÖKÜLMESİ

Kişilerin psikolojik yada organik rahatsızlıkları sonucu oluşan genel veye lokalize olarakta gerçekleşen saç kayıplarını kapsamaktadır. Bu rahatsızlık uzun zamanlar içinde sürebileceği gibi kısa bir sürede de yaşanabilir. bunların bir kısmı etki eden etkenler ortadan kaldırıldığında geriye dönüşü olabilmektedir fakat büyük bir çoğunluğunda ise kalıcı olarak tamamen kalmaktadır.

ANDROGENETİK SAÇ DÖKÜLMESİ

Androgenetik saç dökülmesi tüm yurtta erkek ve bayanlarda en sık görülen saç dökülmesi tiplerinden bir tanesidir. Androjenik saç dökülmesi yada kellik , ya da erkek tipi saç dökülmesi olarak da adlandırılır.
Çok eski tarihi belgelerden de anladışıldığı üzere, androgenetik saç dökülmesi tarih boyunca isüregelen nsanoğlu için bir sorun teşgil etmiştir. Üstelik evrimsel kanıtlar androgenetik saç dökülmesinin insan soyunun tarihinden de eski bir sorun olduğunu ortaya koymuştur.
Eski Yunanlı çağlar da yaşamış olan bilim adamları erkek tipi saç dökülmesinin yalnızca ergenlikten daha sonra görüldüğünü farketmişlerdir. gene, ergenlikten önce gerçekleştirilen kısırlaştırmanın kelliği önlediğini, ergenlikten daha sonra yapılan kısırlaştırmanın ise saç dökülmesini kesemediğini tespit etmişlerdir. Bunun sebplerinden birisi de saç köklerinin bir kez dahi olsa androjenlere etkisi altında kaldıktan daha sonra androjene karşı duyarlı hale gelmeleridir, ki bundan daha sonra androgenetik saç dökülmesini engellemek olabilen bir durum içerissinde süre gelmememiştir.
Uzun yıllar boyunca sürmüş olan androgenetik saç dökülmesinin cinsel gelişimle bağlantılı, olduğu da söylenmektedir. Genetik  bir sistamik hastalık olduğu düşünülmüştür. Ne var ki “modern” tıbbın bu inanışı yüzyıllar önce Eski çağlardaki Yunanlı bilim adamları tarafından yapılmış , ergenliğe ulaşan herkesin, aile hikayesi ne olursa olsun kel olabileceği şeklindeki tespitleriyle çelişmekteydi. Nihayet günümüzde, genetik bilimindeki gelişmeler ve erkeklik hormonların kimyası hakkındaki bilgilerin artması sayesinde androgenetik saç dökülmesinin temelinde erkeklik hormonlarının genetik olarak hassas kişiler üzerinde yaptığı etkilerin olduğu çok net olarak görülmüştür.
” Erkek tipi saç dökülmesi ” olarak isimlendirilse de, androgenetik saç dökülmesi bayanları da etkisi altına alabilmekte ve bu, bayanlarda da en sık görülen saç dökülmesi tiplerinden birisi olmaktadır.

ALOPESİ AREATA

Saç kıran hatalığı olarak da bilinen alopesi areata en çok her iki cinsten genç ve orta yaşlı erişkinlerde görülür. bir çok olay kendiliğinden iyileşir; yani gelip geçici bir durumdur denilebilir ve asla özel bir tedavi gerektirmez. Bu hastalığın sebebi tam olarak bilinmese bile, bu saç dökülmesinden, yalnızca saçları etkileyen bir otoimmün zaman sorumlu tutulmaktadır. Hastalarda genellikle madeni para büyüklüğünde, yani 2,5 santimetre çapında bir yada daha fazla dairesel alanda saç dökülmesi görülebilmektedir bazende alopesi totale denilen tüm saç kaybına yol açmaktadır. Son dönemlerde ise bütün bunların altında psikolojik kökene bağlı etmenlerin olduğu görülmektedir.

ANAjEN EFLUViUM

Anajen Effluvium radyasyona yada kimi kimyasal maddelere dokunulması sonrası meydana gelen ani derecede saç dökülmesine verilen isimdir.
Bu tip saç dökülmesi en çok kanser hastalarına uygulanan kemoterapi yada radyo terapilerden daha sonra olmaktadır. Bu durumlarda saç kökleri dinlenme dönemlerini atlar ve baskı altında tahmini olarak bir-üç hafta içerisinde ani saç dökülmesi meydana gelmektedir.
Kemoterapinin sebep olduğu Anajen Effluvium genellikle geri dönüşü olan bir durumdur, oysa sebebin radyoterapi olduğu saç dökülmesi olaylarının geri dönüşüm çok azdır.

TELOjEN EFLUViUM

Bu tür saç dökülmesi, kimi stres olaylarını takip eden süreçte meydana gelmektedir.  Çok hızlı ve şiddetli stres dökülen saçların sayısında artışa sebep olmaktadır.
Saç dökülmesine sebep olan stresin sebebi ise doğum yapmak, hamileliği sona erdirmek, doğum kontrol hapları kullanmaya başlanılması gibi yada son vermek, menopoz öncesi dönem, diyet ilaçları, kimi duygusal problemler gibi. olabilir. Bu tür olaylar saçın dinlenme evresinde olduğu süreyi kısaltır ve bu evreyi takiben çok sayıda saç dökülür.

YARA NEDENLİ SAÇ DÖKÜLMESİ

Bir deri bölgesinde zararlara sebep olan fiziksel yada kimyasal travmalardan dolayı saç köklerinin iltihaplanmasına bağlı olaraktan gerçekleşen o bölgedeki saçların da dökülmesine etken olur. Saç köklerine hasar veren kimi saç hastalıkları da mevcuttur. Bunlar yıkıcı deri tümörleri, granülomlar, sistamik lupus eritematosus, skleroderma, kıl kökü liken planusu, saç kökünün ciddi bakteriyel, viral ve mantar enfeksiyonları (folikülit) gibi hastalıklardır

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here