|
Saç Dökülmesi
|
|
Kalıtım: Saçın uzama yeteneği ve dökülmesi genlere bağlı ise dışarıdan yapılacak müdahalenin herhangi bir yararı olmaz.
Stres: Bu durum karşısında, kafa bölgesindeki kaslar gerilerek saç köklerine kan akışını yavaşlatır. Canlandırıcı özelliği olan bitki yağlarını, dairesel hareketlerle saçlara masaj yaparak sürmek çok faydalıdır. Örneğin sandal ağacı yağı, hardal yağı gibi..
İlaçlar: Kemoterapi gibi bazı ilaçlar da saç dökülmesine neden olur.
Hormonal değişiklikler: Hamilelik sonrasında ve menopoz döneminde de saçlar dökülür. Genetik olarak saçları dökülen erkeklerde "testesteron", DHT (dihidrotestesteron) denilen bir yan ürün yaratarak dökülmeye davetiye çıkarır.
Troit bezi bozuklukları: Hanımların, şakak ve alın bölgesindeki saçlar bu soruna bağlı olarak dökülüp, uzamamaya başlar. Böyle durumlarda doktora danışmak gerekir. Troit bezi boş derisinin kon dolaşımını, olumlu yönde etkiler. Bu bölgede kan dolaşımı zayıf olduğu zaman, saçlar da güçsüz ve zayıf olur.
İklim değişikliği: Özellikle sonbahar mevsiminde, saçlar da tıpkı yapraklar gibi dökülür. Ne var ki bu durum birdenbire değil, yine ağaç yapraklarının önce renginin değişmesi ve sonra da kuvvet kaybederek dökülmesi gibi belli bir süre içinde olur. Yazın ise UV ışınları cilt ve saçlarda E vitamini yoğunluğunun azalmasına yol açar. Bu nedenle güneşe çıkmadan önce cilde E vitamini takviyesi yapmak gerekir. Saç dökülmesine neden olan diğer etkenleri şöyle sıralayabiliriz:
- Yanlış planlanmış zayıflama rejimleri ve kötü beslenme
- Sıkıntı, endişe, uykusuzluk, bozuk dişler
- Devamlı toplanan saçların gerilme ve çekilme nedeniyle zayıflaması **Saçlara gelişigüzel seçilmiş boyalarla verilen zararlar
Kısaca özetleyecek olursak; mikrobik, metabolik, hormonal ve travmatik olmak üzere pek çok etken saç dökülmesini tetikleyebilir.
Neyse ki, saçlar dökülse bile kökleri kaybolmuyor. Böylece biz de saçımızdan ümidimizi kesmiyoruz. Bir kozada gözünden yaralanan bir kişinin, gözünün altına ve üstüne plastik ameliyatla, saçsız baş derisinden parça alınarak eklenmiş. Bir müddet sonra, şaşırtıcı bir şekilde gözlerin çevresinde saçlar çıkmaya başlamış. Sonuçta saç kökleri, sirkülasyonun canlanmasıyla birlikte yeniden üretime geçmiş. Yaşanan bu ilginç olay, saç köklerinin daima canlı olduğunun bir göstergesi aslında. Doktor Max A. Goldzieher saçı dökülenlere şu tavsiyede bulunur: Günde bir-iki defa, parmak uçlarınızla saç derisine östrojen saç suyu ile friksiyon yapın.
Doktor Perriconda, beyinde iyileştirici etki yapan her şeyin deride de aktif ve iyileştirici bir etkiye sahip olduğunu savunur. Bu nedenle hayata olumlu düşünce ve duygularla bakanların, güzel bir cilde ve saça sahip olmaları daha kolaydır. Beyin ve deri sinirlerinin hareketleri arasındaki bağ saç üzerinde, son derece önemli bir etkiye sahiptir.
|
Yorumlar
benım saclarım cok dokuluyordu hemen hemen bır suru sampuan denedım ama bır faydasını goremedım en sonun da bioblası kullanmaya basladım ve gercekten saclarım dokulme baya azaldı sızlerede tavsıye ederımm… Alıntı
ayşe arkadaşım,garip gelebilir ama öncelikle saçlarının sağlıklı ve çabuk uzamasını istiyorsan,sadece kırıkları değil,saçını belli bir boyda kısa olarak kestirmeni tavsiye ederim.ben ki yıllarca inat ederek sadece kırıkları aldırarak saçıma baktığımı sanıyordum;ama bir gıdım uzamıyordu.birgün gözümü kararttım ve saçlarımı yanak hizasında kestirdim ve inanılmaz bir hızla uzadığını gördüm,aynı zamanda da bioblasın saç serumuna başladım,saçlarım yeniden havaya girdi diyebilirm. Alıntı